PRU Mezuniyet ve Fahri Doktora Tevdi Töreni büyük bir katılımla gerçekleşti.

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Pîrî Reis Üniversitesi 2016-2017 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni ve Fahri Doktora Tevdi Töreni çoşkulu ve büyük bir katılımla gerçekleşti.
 

Türk Siyasetçi ve Türkiye Cumhuriyetinin 27. Başbakanı Sayın Binali Yıldırım'a Pîrî Reis Üniversitesi tarafından "Fahri Doktora" ünvanı verildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan tören Üniversitenin Tuzla Deniz Kampüsü Konferans salonunda gerçekleşti.

Pîrî Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan tarafından açılışı yapılan Törene Başbakan  Sayın Binali Yıldırım,  Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın yanısıra Pîrî Reis Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Metin Kalkavan'da katıldı.

Fahri Doktora Takdimi öncesi Pîrî Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan ve Mütevelli Heyeti Başkanı Metin Kalkavan birer konuşma yaptı. Prof. Dr. Erdoğan konuşmasına “Bugün bizim için gerçekten çok anlamlı bir gün. Bugün pırıl pırıl gençlerimizi mezun ediyor ve Türkiye’nin 27. Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’a fahri doktora takdimini gerçekleştiriyoruz.” diyerek başladı.

Prof. Dr. Erdoğan sözlerine “Bugün mezuniyet törenimize farklı bir renk daha katmak istedik; az önce izlediğiniz Pîrî i Reis konulu kısa tiyatro görseli ve Üniversitemiz için bestelenen marşı hazırladık. Bu vesileyle, tiyatroda emeği geçenlere sahne alan değerli öğrencilerimize, metin yazarı Sayın Cevat Ülkekul ve İBB Tiyatroları Başdramaturg H. Zafer Şahin olmak üzere şükranlarımı sunuyorum. Geçen sene mezuniyet törenimize katılarak Piri Reis’i konu alan Zafer Güvercinleri şiirini paylaşan ve bugün bize de şiirin kullanım haklarını veren Sayın Ali Akbaş’a ve marşın bestesini yapan Sayın İrfan Gürdal ve enstrümantal müziği hazırlayan Deniz Noyan’a en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.” diyerek devam etti.

 

Üniversite ile ilgili sayısal bilgiler de veren Rektör Prof. Dr. Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti. “Üniversitemizin bugünlere ulaşmasında başta Cumhurbaşkanımız ve zatıaliniz olmak üzere denizcilik camiasının çok büyük katkıları oldu.  Bugün tüm Üniversitemiz personeline gece gündüz fedakârca çalışmalarından dolayı Mütevelli Heyetimiz adına teşekkür ediyorum. Bir kişiyi özellikle vurgulamadan geçemeyeceğim; Sayın Metin Kalkavan, Sayın Başkan kendi ifadesiyle “delilik yapmasa” böyle bir bilim ve eğitim yuvası oluşmazdı. Böyle güzel bir ortamı Türkiye’ye kazandırdığı ve dünyaya genç mezunlar yetiştirmeye imkân sağladığı için özellikle teşekkür ediyorum.”

Pîrî Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan’ın Konuşmasının Tam Metni İçin Tıklayınız!

 

Pîrî Reis Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Metin Kalkavan’da kısa bir konuşma yaparak mezun öğrencilere başarılar diledi. Sayın Kalkavan esas zorluğun bundan sonra başlayacağını dile getirdi.

Başbakan Sayın Binali Yıldırım'a Pîrî Reis Üniversitesi tarafından "Fahri Doktora" ünvanı verildi.

Sayın Metin Kalkavan’ın konuşmasından sonra Fahri Doktora Tevdi Törenine geçildi. Başbakan Sayın Binali Yıldırım'a verilen Fahri Doktora ünvanı, Pîrî Reis Üniversitesi Senatosu tarafından 01.09.2016-06 tarih ve sayılı kararı ile "Türk ve Dünya Denizciliğinin bilgi seviyesinin gelişmesine katkısı ve pragmatik yaklaşımlarla büyük projelerin hayata geçirilmesindeki üstün başarıları nedeniyle" Pîrî Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan ve Piri Reis Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Metin Kalkavan tarafından takdim edildi. Takdimin ardından Sayın Yıldırım, cübbesini giydi.

Törende konuşan Sayın Başbakan Binali Yıldırım; "Taşa toprağa yaptığınız yatırımın ömrü sınırlıdır ama insana yapılan yatırımın ömrü nesilden nesile sonsuza kadar devam eder. Bu ülkenin geleceği için en önemli atılımı eğitim öğretim alanında yapılması gerektiğini gördük ve buna göre hareket ediyoruz." dedi.

Yıldırım, Pîrî Reis Üniversitesi Fahri Doktora Tevcih ve Mezuniyet Töreni'nde yaptığı konuşmada, Hükümet olarak Pîrî Reis'i her zaman rehber olarak gördüklerini belirtti. "Geniş ufuklu olmak, uzaklara bakmak, menzile odaklanmak denizcilerin asli işi" diyen Yıldırım, şunları söyledi: "Denizde, havada, karada yolumuzu tarihi şahsiyetlerimiz aydınlatıyor. Şerefli adını taşıyan bu üniversitede Pîrî Reis'i hürmetle, şükranla yad ediyoruz. Çok şükür ki insanlığa adalet, merhamet, ilim ve irfan götüren o şerefli ecdadımız var ve onların yolundan gitmeye devam ediyoruz. Hatırlayın, Barbaros Hayrettin Paşa ne diyor? 'Denizlere hâkim olan, cihana hâkim olur'. Denizci ülke olmak, denizci millet olmak gereğini yapmakla olur. Bizim eski müsteşarımız şimdi Milli Eğitim Bakanımızın da bir sözü var o da diyordu ki müsteşarlığı döneminde, 'Denizler olmasa, denizcilik olmasa insanların yarısı soğuktan, yarısı da açlıktan ölür'. Hakikaten doğru. Bugün dünya ticaretinin yüzde 85'inden fazlası denizlerde gerçekleşiyor. Ülkelerin ihtiyaçları, deniz yoluyla karşılanıyor. Çünkü büyük miktarlardaki taşımalar ancak deniz yoluyla yapılabiliyor." Başbakan Yıldırım, "Allah'ın izniyle, milletimize ve insanlığa hizmet yolunda bizi hiç kimse durduramaz. 15 Temmuz alçakları bunu denediler, başaramadılar. Bu millet onlara gereken cevabı verdi, bu bayrağı indirmedi, bu ezanları dindirmedi." ifadesini kullandı.

Birçok konu gündemden düşer, eğitim düşmez"

Eğitimin Türkiye'nin her zaman en önemli konularından biri olduğunu dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti: "Birçok konu gündemden düşer, eğitim düşmez. Bakın, birçok eser kazandırdık ülkemize ama unutmayalım bütün bu eserler, köprüler, havalimanları, hastaneler, yollar, tüneller, bunların ömrü var. Bunların ömrü bilemediniz 50 yıl, 100 yıl. Taşa toprağa yaptığınız yatırımın ömrü sınırlıdır ama insana yapılan yatırımın ömrü nesilden nesile sonsuza kadar devam eder. Bu ülkenin geleceği için en önemli atılımın eğitim öğretim alanında yapılması gerektiğini gördük ve buna göre hareket ediyoruz." Yıldırım, 2002 yılında Türkiye'nin durumunun herkesin malumu olduğunu belirterek, "Büyük iki tane krizden geçtik. Ülkede moraller çökmüş. İlk günden hemen harekete geçtik, bir yandan kalkınma hamlelerini devam ettirirken diğer yandan da eğitime olan bütçeyi artırmakla işe başladık ve her geçen yıl eğitim bütçesi arta arta bugün 2002'ye göre 11 kat daha fazla eğitim bütçemiz var ve eğitim bütçesi toplam bütçe içindeki payı 122 milyar. En büyük payı alıyor. Çünkü, insana yatırım geleceğe yatırımdır, gençliğe yatırım geleceğe yatırımdır. Bugün üniversitelerle birlikte eğitim camiamızın nüfusu 25 milyona ulaşmış durumda. 7 milyon üniversite öğrencimiz var. Dünyanın birçok ülkesinin nüfusundan çok daha fazla. Katar'ın 2 milyon nüfusu var, bizim üniversite öğrencimizin sayısı 7 milyon. Kıyaslamayı yapın. 15 yıl içinde üniversitesi olmayan ilimiz kalmadığı gibi birçok ilimizde 5-10'a kadar üniversite var. Toplam 184 üniversitemiz var. Nereden buraya geldik? 76 üniversiteden buraya geldik. 2002 yılında 558 fakültemiz vardı, 3'le çarptık bin 635 fakülteye çıkardık." şeklinde konuştu.

Başbakan Sayın Binali Yıldırım'dan Pîrî Reis Üniversitesi’ne Hukuk Fakültesi Sözü:

Piri Reis'e hukuk fakültesi Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan'ın bir hukuk fakültesine ihtiyaç duyduklarını söylediğini belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Denizcilik, hukukla beraberdir. Türkiye'nin deniz hukuku konusunda çok ciddi yetişmiş insana ihtiyacı var. Niye? Bizim deniz kıyılarımızın uzunluğu kara hudutlarımızın üç katı. 8 bin 484 kilometre ve komşu olduğumuz ülkeler var. Bunlarla problemlerimiz var. Adalarda var, efendim kıta sahanlığı meselesi var, uluslararası sular var, özellikle Ege'de birtakım konularımız var. Bunları inceleyecek ve uluslararası deniz hukuku çerçevesinde ülkemizin hakkını, hukukunu takip etmek için sadece hukukçu değil, yetişmiş deniz hukukuna vakıf gençlerimize, insanlarımıza, hukukçularımıza ihtiyaç var. Onun için Piri Reis Üniversitesi'ne hukuk fakültesi kurulması için gereken yapılacak." Ülke çapında 289 olan enstitü sayısının 671'e çıktığını, doktora yapan öğrencileri teşvik etmek için 100 alanda 2 bin öğrenciyi kapsayan burs programlarının hayata geçtiğini, ön lisans ve lisans öğrencilerine istisnasız burs verildiğini aktaran Yıldırım, "Bu burslar 2002'de bütün öğrencilere verilemiyordu ve sadece 45 liraydı. Şu anda 425 lira. Burs ve öğrenim kredisi tutarını yüksek lisans için 850, doktora için bin 275 liraya çıkardık." dedi. - "Allah'a şükür yüzde 5 büyümeyle yolumuza devam ediyoruz" Eğitim öğretim alanında çağın gereklerine cevap vermeyen hiçbir ülkenin iddialı olmasının mümkün olmadığını dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti: "Türkiye bugün G-20 ülkeleri arasında yerini alıyor. Bakın 2017 ilk çeyrek dört aylık büyümeler açıklandı. Özellikle 2016'nın sonlarında başlayan kurdaki dalgalanmayla birlikte bir panik havası oluştu. Ne dedik? Bunlar gelip geçicidir. Türkiye bu şoklardan geçmişte başarıyla geçmesini bildi. Bu da geçecek ve gelecek bugünden daha iyi olacak. Onun için işte yüzde 5 büyümeyi yakaladık. Yüzde 5 büyüme, Avrupa'nın iki katından fazla. Dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra en büyük büyüme Türkiye... Etrafındaki bu ateş çemberine rağmen, yaşanan istikrarsızlığa rağmen Hükümet olarak aldığımız hızlı kararlarla o moral bozukluğunu geride bıraktık ve bugün Allah'a şükür yüzde 5 büyümeyle yolumuza devam ediyoruz." Tüm ülkelerin yeni nesillerini geleceğe hazırlamaya çalıştığını, insan kaynağını iyi değerlendiremeyen bir ülkenin başarılı olmasının mümkün olmadığını kaydeden Yıldırım, kendilerinin bu bilinçle hareket ettiğini ve gençlere ve geleceğe yatırım yapmayı sürdürdüklerini vurguladı. Başbakan Yıldırım, öğrencileri yetiştiren akademisyen ve öğretmenlere de teşekkür etti. Denize inen her geminin, açılan her tersanenin ülkenin geleceğine, aydınlık yarınlarına yapılan yatırımların birer örneği olduğunu kaydeden Yıldırım, şunları söyledi: "Bu bakımdan tersane sayımızı geçtiğimiz 15 yıl içinde 2 kat artırdık. Bütün dünya krizine rağmen, özellikle tamir ağırlıklı olmak üzere sektörün ayakta kalmasını sağladık. Allah'a şükür şimdi göstergeler dünya çapında da olumlu yönde gelişmeye başladı. Uzun yılların arkasından 2009'dan beri ilk defa bu sene küresel anlamda ticaretin büyüyeceği yönünde ciddi sinyaller var. Bu da en önce taşımacılığı olumlu etkileyecektir. Taşımacılık içinde de denizcilik ilk sırada. Dolayısıyla gençler önümüzdeki yıllar denizciliğin tekrar en parlak dönemlerine gideceği yıllar olacak. Bundan emin olabilirsiniz. Denizcilik esasen küresel barışı ve küresel kardeşliği de sağlayan önemli bir sektördür. Denizci bütün denizlerde, bütün ülkelerde mesleği gereği, sektör gereği işi olan, oralarda bulunan ve dolayısıyla ufku geniş olan insanların oluşturduğu bir sektördür. Bir denizci olarak sizlerin arasından biri olarak bugün bu önemli gününüzde, bu mezuniyet töreninde sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum." Yıldırım, konuşmasını şöyle tamamladı: "Deniz, hayat demektir, bereket demektir, medeniyet demektir, hiç durmadan ufuklara açılmak, yeni dünyalar keşfetmek demektir. Sevgili gençler yolunuz, bahtınız, açık olsun, Allah yar ve yardımcınız olsun. Bugün mezun olan öğrencilerimizi bir kez daha tebrik ediyorum, eğitim ve öğretimine devam eden öğrencilerimize de başarılar diliyorum ve büyük emeklerle bu gençlerimizi yetiştiren, bu günlere gelmesini sağlayan ailelere, annelere, babalara da ülkem adına, millet adına şükranlarımı sunuyorum. Petrolünüz olabilir, günü gelir biter, doğal gazınız olabilir günü gelir biter ama en büyük kaynak insandır. İnsan kaynağınız varsa gerisini düşünmeyin. Allah'a şükür bizim doğal kaynaklarımız yok ama insanımız var. İnsanımızın, gençlerimizin neye muktedir olduğunu bu bir yıl içinde yeterince gördük. Gelecek sizin gençler. Allah selamet versin, yolunuz açık olsun."

Başbakan Sayın Binali Yıldırım, konuşmasının ardından dereceye giren öğrencilere diplomalarını verdi. Mezunlarla hatıra fotoğrafı çeken Sayın Başbakan, yoğun programı nedeniyle tören salonundan ayrıldı.

Törene Katılan Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz’da bir konuşma yaptı. Bakan Yılmaz konuşmasında, üniversitenin bir marka haline geldiğini dile getirerek, başarılarının artarak devam etmesini diledi. Bakan Yılmaz, "Evlatları olduktan sonra kendilerini unutan, evlatlarının iyiliği için her türlü fedakarlığı yapan anneleri, babaları aile büyüklerini tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.  Türkiye´nin ulaştırma, denizcilik, iletişimde kat ettiği önemli mesafede Başbakan Binali Yıldırım´ın büyük emeği olduğunu, yapılan marka eserlerde imzasının bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bölünmüş yollar, hızlı trenler, Marmaray, Avrasya Tüneli, Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Büyük İstanbul Havaalanı, limanlar, tersaneler, uydular... Bu eserlerin tek biri dahi hayırla anılmak için yeterlidir." diye konuştu.  Yılmaz, bu hayırlı işlerin bir denizci, bir gemi inşa mühendisi tarafından gerçekleştirilmiş olmasının, tüm denizciler için bir gurur kaynağı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: "Bu gerçek üniversitemiz tarafından da görülerek fahri doktora verilmesini de bir hakkın teslimi olarak görüyorum. Hak sahibine hakkı teslim edene teşekkür ediyorum. Eğitimde de büyük atılımlar gerçekleştirildi. 12 yıllık eğitim, yeni derslikler, öğretmenler, ücretsiz kitaplar, eğitime destek, Fatih Projesi, eğitimin teknolojiyle sunulması, yeni üniversitelerin kurulması eğitimdeki gelişmelerden bir kaçıdır. Denizcilik eğitiminde de önemli gelişmeler kaydedildi. 2002´de denizcilik alanında eğitim veren 13 resmi meslek lisesi varken, bugün 48 resmi, 2 özel meslek lisemiz var. Bu yıl 7 bin 55 öğrenci denizcilik eğitimi aldı. Meslek liselerinden mezun olan öğrencilerimizin üniversite eğitimlerine kendi alanlarında devam etmelerini destekliyoruz, ön lisans programına yerleşecek öğrencilere ek puan veriyoruz. 2003´te 3 denizcilik fakültesi varken, bugün 15 denizcilik fakültesi var. 2002´de 1 olan 4 yıllık yüksek okul sayımız bugün 3´tür. 2 yıllık meslek yüksek okul sayısı ise bugün 7´dir. Enstitü sayısı da birden 2´ye çıkmıştır."  

"Üniversitelerde kaliteyi artırmak istiyoruz" 

 Millî Eğitim Bakanı Yılmaz, Türkiye´de 184 üniversitenin, yüksek eğitimde öğrenim gören 7 milyon öğrencinin bulunduğunu, 150 binin üzerinde de öğretim üyesinin olduğunu aktararak, "Gerçekten Türkiye bu alanda büyük bir gelişme gösterdi. Bundan sonra üniversitelerimizin bir diğerinin benzeri olmasını istemiyoruz. Üniversitelerde kaliteyi artırmak istiyoruz. 

Bundan dolayı da önümüzdeki dönemde ihtisaslaşmaya önem veriyoruz." diye konuştu. Buna ilişkin kanunun Meclis gündeminde olduğunu, idari ve mali özelliklere sahip bir Kalite Kurulu oluşturacaklarını dile getiren Yılmaz, ayrıca üniversitelerle ilgili planlama yapmak üzere bir Danışma Kurulu oluşturulacağını, bunun da gündemlerinde olduklarını söyledi.  Yılmaz, gelecek dönemde üniversitelerin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını da dikkate alarak bir alanda ihtisaslaşacağını, dolayısıyla çevresine de büyük katkısı olacağını aktardı.  Bakan Yılmaz, "Biz her bir üniversitenin kendisine has bir kimliğinin olmasını istiyoruz. Kalite arttığı zaman Türkiye´nin de eğitim seviyesi artacaktır." diyerek, sözlerini Peyami Safa´nın "Mezunlara Nutuk"un da satırlarla tamamladı.

Diploma takdiminden önce PRU öğrencileri tarafından oynanan ve Pîrî Reis’in hayatını anlatan tiyatro oyunu büyük beğeni aldı.

Sunuculuğunu Bloomberg HT Ana Haber Sunucusu Ali Çağatay’ın yaptığı törene İstanbul Valisi Sayın Vasip Şahin, AK Parti Gn. Başkan Yardımcısı Sayın Fatih Şahin, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sayın Yiğit Bulut, UDHB Müsteşar Yardımcısı Sayın Selçuk Sert, UDHB Müsteşar Yardımcısı Sayın  Galip Zerey, Tuzla Kaymakamı Sayın Ali Rıza Çalışır, Tuzla Belediye Başkanı Sayın Dr. Şadi Yazıcı, Emekli Oramiral Sayın Metin Ataç, Tuğamiral Sayın Özdem Koçer, Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Sayın Hızır Reis Deniz, Deniz Ticareti Genel Müdürü Cemalettin Şevli, Borsa İstanbul Başkanı Sayın Himmet Karadağ, GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran, TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete, UEFA Yönetim Kurulu Üyesi Servet Yardımcı,  TÜDEV Yönetim Kurulu Başkanı Sualp Ürkmez,  çok sayıda bürokrat ,üniversite personeli, öğrenciler ve veliler de katıldı.

Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum bırakabilirler.
Yorum başlığı:
Yorum: